Estetik.jpg

Estetik

Medikal

Botoks Uygulamaları

Estetik işlemlerde en sık kullanılan nörotoksin türü olan botoks kırışıklık tedavisi dışında bazı hastalıkların veya rahatsızlıkların tedavisinde de kullanılmaktadır. Tek başına veya diğer estetik işlemlerle beraber son derece güzel sonuçlar vermektedir. Etki başlangıcı hızlı sayılır, etki süresi ise kişiye ve bölgeye göre 4-6 ay arasındadır. Dolayısı ile sezonluk etki için yılda 1 kez, sürekli etki için ise yılda 2 kez uygulama ideal olmaktadır. Uygulama süresi bölge genişliğine bağlı olarak dakikalar içinde olmaktadır, hemen hemen ağrı ve acı hissedilmez. Hijyen ve asepsi şartlarının sağlanması önemlidir. Tedirgin kişilerde lokal anestezik kremler ile rahatlama sağlanabilir. Uygulama sonrası öneriler değişmekle beraber çok ciddi bir kısıtlaması yoktur, normal hayatına dönme süresi çok kısadır. Birkaç gün içinde etki görülmeye başlar ve bir hafta civarında da net etki elde edilir. Botoks mimik kaslarının sebep olduğu her kırışıklıkta kullanılabilir.

 

En sık kullanım bulduğu alan ise yüzün üst üçte birlik kısmındaki alın kırışıklıkları, kaz ayaları, kaş arası çizgileridir. Tabii burun, ağız çevresi, boyun ve dekolte bölgesi de uygulama alanlarına girmektedir. Klinik olarak mimik kasların blokajı kırışıklıkları azaltarak yorgun, üzgün, yaşlı yerine daha genç, dinamik ve enerjik bir görünüm sağlamaktadır. Uygulama bölgesinde konsantrasyonun da etkili olduğu bir dağılım oluşur, bu nedenle etki alanı iyi hesaplanmalıdır. Kalem ile çizim alanı oluşturmak, uygulama noktalarını işaretlemek son derece faydalıdır. Belirtilen rahatsızlıklar haricinde problem olmadığı sürece ilk kontrol 2 hafta sonra yapılır. Bazı hastalıklarda, gebe ve emzirenlerde yapılması önerilmez. Uygulama öncesi hastalık durumu, ilaç kullanım durumları konusunda hekime bilgi verilmelidir. Botoks ayrıca diş sıkma ve gıcırdatma sonrası oluşan çiğneme kaslarının şişliğinde, koltuk altı, el ayaları ve ayak altı terlemelerinde kullanılabilir. Takip eden günlerde dolgu uygulamaları ile kombine yaklaşımlar çok iyi sonuç vermektedir. Ancak cihazlı cilt bakımı, mezoterapi, prp, lazer uygulamaları konusunda hekim görüşü ile hareket edilmelidir. Farklı nörotoksinler ile uygulamanın dağılım paterni dışında farkı yoktur.

Dolgu Uygulamaları

Birden fazla dolgu maddesi çeşidi ile işlemler yapılabilir, uygulama pratiğimizde yoğunluklu olarak hyalüronik asit içerikli dolgular kullanılmaktadır. Dolgular uygulama alanı ve içeriğine göre ortalama 1 yıl boyunca etki göstermektedirler. Birçok alanda ve özel isimlerle anılan dolgu tipleri mevcuttur.

Göz altı ışık dolgusu; çok ince cilt yapısı nedeniyle göz altındaki kan damarlarını maskeleme etkisi gösterir. Uygulamamızda içeriği besleyici elemanlarla zenginleştirilmiş ürün kullanılmakta olup cilt kalitesi de maksimize edilmektedir. Ürünün etkisi çukurluğu doldurduğu için karanlık azalır, içeriğindeki maddelerin ışık kırıcı etkisi ile de ışıltılı bir görünüm elde edilir. Etkisi hemen görüldüğü için pratik kullanımda memnun edicidir.

Dudak dolgusu; hem ince yapılı dudakları belirginleştirmek hem de biçimlendirmek ve kalınlaştırmak için yapılabilir. Her dudağa özel, ihtiyaca yönelik dolgu uygulanır, hem kontur ve hem de dudak cismi üzerinde etkiler elde edilir. Hatta dudak köşelerine de uygulama ile daha güler yüzlü bir görünüm ortaya çıkar. Yapısı gereği dudağa özel dolgularla daha nemli ve çekici bir görünüm sağlanır.

Nazolabial çizgiler burun kenarından dudak kenarlarına uzanırlar, marionette çizgileri ise ağız köşesinden çeneye doğru uzanırlar. Her iki taraftaki bu çizgilenmeler için özel dolgular kullanılmaktadır. Periyodik tekrarlar ile bu bölgeler her zaman genç görünmektedir, her tekrar ile kalıcılığın artması özelliği vardır. Uygulama sonrası etki hemen görülse de takip eden 10 gün içinde görüntü çok daha iyi olmaktadır.

Elmacık kemiği ve yanak dolgusu; tüm alt yüz bu bölgelerin dolgunlaştırılmasından olumlu yönde etkilenir. Yüzün sarkık halinden kurtulmasında ve dinamik bir görüntü elde edilmesinde kilit bölgelerdir. Ayrıca bu bölgelerin doldurulması kişiyi daha dinç, çekici yapmaktadır.

Çene dolgusu; jawline olarak da adlandırılır. Tüm çene konturu boyunca erkekliği veya kadınlığı vurgulamak üzere yapılabilir. Özellikle elmacık kemiği, yanak ve şakak dolguları ile kombinasyonu çok iyi sonuçlar verir.

Gençlik aşısı; nem aşısı olarak adlandırılan dolgu ise 3-4 mevsim boyunca cildin nemli hissedilmesini, genç ve ışıltılı görünmesini sağlar. İnce çizgileri kaybettiği için de avantajlıdır. İçeriğindeki antioksidanlarla tüm yüzün parlak ve diri görünmesini sağlar.

Mezoterapi ve PRP Tedavisi

Bir veya birden fazla faydalı farmakolojik ajanın cildin tabakalarına belirli aralıklarla verilmesi ile dokularda hücresel düzeyde uyarıyla yenilenme, gençleşme, çoğalma sağlanır. Yüz ve boyun bölgesinde lifting etkisi görülür. Fibroblast ve kolajen uyarımı ile deride sıkılaşma, parlama, derinin nemlenmesinin arttırılması, daha genç ve sağlıklı bir cilt hedeflenir.

Sağlıklı beslenme ve egzersiz sağlıklı bir cildin devamlılığı için vazgeçilmez olmalıdır. Mezoterapi 20’li yaşlarda başlatılıp düzenli uygulanırsa sürekli genç ve taze bir cilt görünümü oluşur. Selülit cildin tüm tabakalarını tutan bir değişimdir, deriye portakal kabuğu görünümü verir. Mezoterapi selülit ve ayrıca yağ eritme amacıyla da kullanılmaktadır. Özellikle gıdı bölgesinde, çene konturunda faydalıdır. Hiperpigmentasyon, doğum sonrası artan cilt lekelerinde de kokteyl mezoterapileri kullanılabilir. Yeni geliştirilen kokteyl solüsyonlar ile basit yara izleri, derin skarlar daha iyi bir görünüme kavuşabilmektedir.

 

Klasik uygulamada özel iğnelerle çoklu girişler yapılır. Kliniğimizde iğnesiz elektroporasyon ve altın iğne radyofrekans ile mezoterapi uygulamaları maksimum fayda ile uygulanmaktadır. Mezoterapi hedeflerinde donuk, cansız, yorgun görünümlü cilt, elastikiyet ve parlaklık kaybı, sigara içenler, çevresel ve güneş hasarlı ciltler, hafif akne, yağlı ciltler olmakla beraber rutin bakım işlemi olarak da kullanılabilir. Ağrılı olmaması, her mevsim ve her yaşta uygulanması çok büyük avantaj sağlar. Başlangıçta 2 haftalık aralıklarla 3-6 seans, sonrasında da 6 ay aralarla devam şeklinde uygulanır. Uygulama sonrası en az 8 saat boyunca yüz ve boyun bölgesi yıkanmamalıdır, terlememe ve spor yapmama önerilir. İlk 3 gün güneşten uzak durma, lazer ve mikrodermabrazyon işlemlerinden kaçınmak gerekir.

Mezoterapi ajanları ile dökülmeyi azaltmak ve durdurmak, saç çıkışı sağlamak ve saçın kalitesini arttırmak amaçlanır.

 

Ne kadar erken yaşta başlanırsa o kadar etkili olur. 2-4 hafta aralıklarla saç sağlığına göre devam aralıkları belirlenir. PRP ile kombinasyonların çok daha faydalı olduğu bilinmektedir. Kliniğimizde elektroporasyon ve altın iğne ile beraber çok daha etkili sonuçlar alınmaktadır. Elektroporasyon özel bir uygulama tekniği olup verilen mezoterapi ajanının etkinliğini arttırmaktadır. PRP de aslında mezoterapi mantığı ile uygulanan kişinin kendi kanından elde edilen bir bileşendir. İçeriğindeki büyüme faktörleri sayesinde çok hızlı hücre yenilenmesi, taze cilt dokusu, cilt tonu ve kırışıklık iyileşmesi sağlar. Destekleyici estetik uygulamalar ile PRP çok olumlu sonuçlar verir. Kliniğimizde özel ve yerli üretim PRP kit sayesinde maksimum fayda esası ile uygulanmaktadır.

Plazma Uygulamaları

Plazma enerjisi kırışıklık tedavisi yapabilen ameliyatsız estetik yöntemidir. Cerrahi tedavi alternatifi isteyen kişiler tarafından çok fazla tercih edilmektedir. Son dönemlerde çok fazla talep edilmekte ve kullanılmakta olan bir yöntemdir.

Plazma enerjisi havada bulunan gazları kullanarak etkili olmaktadır. Bu sayede cildin dış yüzeyini buharlaştırılarak, yeni dokuların oluşum süreci başlamaktadır. Genelde göz kapaklarının kırışıklık ve sarkma gibi problemlerinde tercih edilmektedir. Ayrıca akne ve akne skarları izleri, dudak üzeri barkod çizgileri, göz kapağındaki beyaz ve sarı lekeler, çeşitli benler, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, boyun germe, yara izleri, siğil tedavileri ameliyatsız bir şekilde çözüme kavuşturulmaktadır.

Bu tedavi yönteminden yaş ve cinsiyete bakılmaksızın herkes faydalanabilmektedir. Önce uyuşturucu krem uygulaması yapılır ve 20-30 dakika sonra işleme başlanır. Uygulamadan sonra göz çevresinde kabuklu bir görüntü oluşabilmektedir. Bu kabuklu görüntü 4 ila 10 gün içerisinde normale dönecektir. Tedavinin yapıldığı bölgede şişlik oluşabilir ancak 1 ila 5 gün içerisinde normale dönecektir. Ağrı yapan bir uygulama değildir. Yaşın ilerlemesinden ve genetik faktörlerden dolayı göz kapaklarında olumsuz değişiklikler ortaya çıkabilir. Bunlardan biri cilt fazlalığı diğeri ise göz torbalarıdır. Plazma enerjisi kırışıklık tedavisinde fazla deri çıkarılmaz, sorunlu bölge gerginleşerek gençleşmektedir. Plazma enerjisinin avantajları kolay ve kısa sürmesidir. Pansumana gerek kalmaz. Günlük yaşantıya devam edilmesinde hiçbir engel yoktur. Uygulamadan önce anesteziye gerek duyulmaz.

 

Cerrahi bir işlem olmadığından uygulamadan sonra herhangi bir iz kalmaz. Bilinen diğer teknikler sadece cildin üst katmanını onarırken, plazma enerjisi cildin alt katmanına da etki ederek cildin yenilenmesini sağlamaktadır. Oluşturulan yeni cilt ortalama olarak 7 ila 10 gün içerisinde eski cildin yerini alır. Bu tedavinin yapıldığı kişilerde 10-15 yaş gençleşme görülebilmektedir. Ciddi bir yan etkisi de yoktur. Plazma enerjisi, göz kapağı tedavisinde kalıcılığını 5 ila 10 sene kadar sürdürebiliyor. Özellikle göz kapağı düşüklüğünde çok ciddi bir tedavi yöntemidir. Zira göz kapağı düşüklüğü kişinin görmesine engel olan ve psikolojik olarak da kişinin kendini kötü hissetmesine sebep olan bir rahatsızlıktır.

Plazma uygulamaları kliniğimizde profesyonel cihazı ile yapılmaktadır.

Altın İğne Tedavisi

Yaşlanma, güneş ışınlarına maruz kalma, mevsimsel değişimler, hava kirliliği ve çalışma koşulları gibi pek çok faktör cilt üzerinde olumsuz etkiler oluşturur. Dış etkenlere açık olması nedeniyle diğer organlara oranla çok daha hızlı yaşlanan cildin özellikle de yirmili yaşlardan itibaren daha fazla bakım ve desteğe ihtiyacı vardır. Kırışıklık ve lekelerin oluşumu, orta yaş ile birlikte en yaygın olarak görülen cilt sorunları arasında yer alır. Daha sağlıklı, daha canlı ve genç bir cilt görünümünün elde edilebilmesi için son yıllarda gelişen medikal teknoloji ile birlikte yenilikçi uygulamalar yapılmaktadır. Lazer ışınları ve radyo dalgaları ile yapılan uygulamalar bunların büyük bir kısmını oluşturur. Altın iğne uygulaması, son yıllarda cilt üzerinde güvenle uygulanan yenilikçi tekniklerden bir tanesidir. Bu uygulama ile cilt yüzeyine etki edilmeden direkt olarak cilt altı hedeflenir ve cildin daha canlı, parlak, gergin bir görünüme kavuşturulması sağlanır. Basit bir yöntem olmasının yanı sıra herhangi bir kesi veya yara olmadan ameliyatsız bir biçimde yüz gençleştirme imkanı tanır. Altın iğne uygulaması ile birlikte ağrısız, acısız bir şekilde çok daha sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak mümkündür.

Seanslar şeklinde yapılan altın iğne uygulamasında seans sayısına işlemi uygulayan hekim tarafından cildin durumuna ve çalışılacak bölgeye bakılarak karar verilir. Hedeflenmiş olan cilt görünümüne kaç seansta ulaşılabileceği, ciltteki deformasyonların miktarına ve seviyesine bağlıdır. Altın iğne uygulaması, hem yüzde hem de vücudun farklı bölgelerinde güvenle uygulanabilir. İşlem için kullanılan cihaz cildin yüzeyini etkilemezken alt katmanlara yüksek frekansta enerji gönderir. Cildin alt tabakalarına kontrollü olarak radyo dalgası ile enerji verilirken vücuttaki iyileşme süreçleri doğal kolajeni uyarır. Bu sayede lekeler, kırışıklıklar ve yara izleri iyileştirilir, cildin kendini yenilemesi desteklenir. Altın iğne, birçok cilt kusurunu tedavi edebilme özelliğine sahip olan bir cilt yenileme yöntemidir. Bu nedenle kullanım alanı oldukça geniştir. Yanık ve yara izlerinin tedavileri, Kilo alıp vermeye veya hamileliğe bağlı olarak oluşan çatlakların giderilmesi, Yaşlanma belirtilerinin giderilmesi, İnce kırışıklıkların yok edilmesi, Boyun, gıdı ve dekolte bölgelerinin görünümünün düzeltilmesi, Akne ve izlerinin tedavisi, Göz çevresi morluklarının giderilmesi, Gözeneklerin sıkılaştırılması, Vücutta form kaybı ve sarkıklıkların söz konusu olduğu bölgelerin düzeltilmesi, Cilt lekelerinin giderilmesi gibi alanlarda altın iğne uygulamasından yararlanılabilir. Altın iğne uygulaması, diğer birçok cilt düzeltme ve gençleştirme tekniğine oranla çok daha kolay ve ağrısız bir yöntemdir. Çok uzun saatler boyunca işleme girmeyi veya cerrahi girişimleri gerektirmiyor olması, bu tekniğin son yıllarda sıklıkla kullanılmaya başlanmasının başlıca nedenleri arasındadır. Seanslar şeklinde uygulanan altın iğne tedavisinde bir seansın süresi, üzerinde çalışılan bölgeye göre değişkenlik gösterse de genellikle 10-45 dakika aralığındadır. İşlem sonrasında hastaların hastanede kalması gerekmez.

İşlem sonrasında ciltte kızarıklıkların oluşması normaldir, bunlar birkaç saat içerisinde kendiliğinden kaybolur. Uygulama sonrasında hasta günlük yaşamına hemen dönebilir, sonraki gün ise işe gidebilir. İşlem sonrasında cilt güneş ışınlarına karşı korunmalıdır. Bunun için yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kremler kullanılır. Altın iğne uygulamasıyla ilk seansın tamamlanması ile birlikte etkiler görülmeye başlar. İşlemin bitmesinin ardından deri altındaki onarım süreci bir süre boyunca devam eder. Bu nedenle her geçen gün sonuçlar daha da belirginleşir. Hekim tarafından önerilen aralıklarla tam olarak istenilen sonuca ulaşılana kadar seanslar tekrarlanmalıdır. Altın iğne uygulaması, hem yüz hem de vücutta kolaylıkla uygulanabilen bir yöntemdir. Cildin gençleştirilmesi, canlandırılması ve kusurların giderilmesi işlemi vücutta istenilen herhangi bir bölge için uygulanabilir. Bacaklarda geniş alanlara yayılmış olan çatlakların tedavisi gibi büyük çalışma alanlarını içeren uygulamalarda ve birkaç bölgeye birden işlem uygulanması halinde seans süresi normale oranla biraz daha uzun olur. Her bölgenin işleme vereceği yanıt süresi farklı olabileceğinden ve de hedefe yönelik olarak tedavi planı değişkenlik gösterdiğinden farklı bölgeler için farklı randevu tarihleri verilebilir. Uygulamadan istenilen sonucun alınabilmesi ve tedavi başarısının arttırılabilmesi için seansların aksatılmaması çok önemlidir. Cilt yenileme ve gençleştirme işlemleri için kullanılabilen çok sayıda yöntem ve cihaz mevcuttur. Bunlardan hangisinin veya hangilerinin tercih edilmesi gerektiğine hekim önerileri doğrultusunda karar verilmelidir. Altın iğne ile radyofrekans uygulaması kolay uygulanabilirliği ve hasta konforu nedeniyle son yılların en fazla tercih edilen cilt yenileme tekniklerinden bir tanesidir. Bu uygulamanın diğer cilt yenileme ve gençleştirme tekniklerine oranla sağladığı avantajlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

-Ciltte pullanma, kabuklanma veya soyulma oluşmaz.

-Şişlik, morluk ve uzun süreli kızarıklıklar söz konusu olmadığından uygulamanın yapıldığı dışarıdan fark edilemez.

-Geçici değil kalıcı etkiler elde edilir.

-İlk seanstan itibaren kolaylıkla fark edilebilir olumlu etkiler gözlenir.

-Hastanede kalmayı gerektirmez, hasta hemen günlük yaşamına geri dönebilir.

-Cilt yenileme ve kusurları giderme üzerindeki etkileri bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış bir tekniktir.

-Her türlü cilt tipinde ve ten renginde kullanılabilme imkanı sunar.

-Cerrahi girişimler içermez ve kısa süreli bir işlem olduğundan hasta konforunu ön planda tutar.